18 Ağustos 2017 Cuma

Boros Koleksiyonu, The Barn, Botanik Muzesi ve Ostgut Ton Night

3.5 ay sira bekledigim Boros Koleskiyonu`na gittim. Modern sanata sonsuz saygim var ama bir miktar bina tarihi ve Boros ciftinin iyi PR yapmasindan oturu icerideki eserlerin biraz abartildigini deneyimledim. Iceride bir cok ulkeden sanatcinin eserleri var.


Eserleri 90 dakikalik rehber esliginde geziyorsunuz ve belli basli eserlere vakit ayirabiliyorsunuz. Grubun arkasinda kalip, tura dahil olmayan eserlere bir miktar vakit ayirinca da gruptan kopmus oluyorsunuz ve rehber sizi bekliyoruz diye sizi uyariyor. Buna bayaa sinir oldum. Belki ben sanatcinin bir baska eserinin onunde biraz daha fazla zaman gecirip o eseri 10 dakika daha yasamak istiyorum? Ama bu malesef olmuyor. Nedeni ise(!) binanin karmasik olmasi ve gezenlerin yonlerini kaybetmesiymis sozde. Bence bu da bir pazarlama taktigi. Elbette foto cekmenin yasak olmasini anlarim. Onda okeyim ama eserlerle daha cok vakit geciremiyorsunuz. Sehirde baska sergi mi yok diceksiniz. milyooorrr kadar. O zaman devam abla bekleme yapma. Reinardstrasse 20`de.


Boros sonrasi Mitte`de The Barn `i deneme sansim oldu. Berlin`in en iyilerinden biriymis. Standart bir filtre kahve aldim. Gayet aromali ve hos icimliydi. Minnos penceresinde oturup kitap okudum. Auguststrasse 58`de.


Ostgut Ton`un kutlama gecesi vardi. Butun alanlarinin acik oldugu ve butun iyi isimlerin en azindan 1-2 saat performans yaptigi uniqe bir gece. Kapida ekstra kuyruklar. Ayni gun sabah 7`de uyanip calismak zorunda kaldim. Ilk kez Halle`de muzik dinledim ve gercekten cok sevdim. Mekanda o kadar buyuk bir odanin var oldugu hic belli olmuyor. Is yorgunlugunun uzerine iceriden ertesi sabah 5`te zombi gibi ciktim. Partinin en sevdigim kismi cikista Efdemin ile sosis yemek ve Istanbul`dan kacisim hakkinda konusmak oldu. Efdemin sende bir tahta eksik ama seni seviyoruz ve yasiyoruz.


Hangover uzerine ben ne yaptim? Ertesi gun Botanik Muzesi`ne gittim ve kendimi ciceklerin agaclarin arasina attim. Allahim ne  guzel bir bahce ne guzel bir cicek muzesi. Benim aslinda agac-cicek merakim pek yoktur ama yogun yesil acayip pozitif, butun kotu enerjimi ve yorgunlugumu aldilar. Dunya`nin her yerinden agaclar ve cicekler getirmisler. Kaktus bahcesi ve tropik salona asik oldum. Minik kuslar bile koymuslar, agaclarin altinda geziyorlardi. Minnosluga gel.






Harry Potter okumaya devam ediyorum. 5.kitap bitmek uzere, dili hayvan gibi agirlasti, daha sik sozluk kullanir oldum ama genelini anlamayi basardim. Motivasyonum dusmedi. Hayatimda ilk Ingilizce okumamin Harry ve hikayesi sayesinde hakkini verecegim.


Sabah kolestrol olcumu icin doktora gittim. Randevum oldugu halde kapisinda kaldim. Almanya`da gorulmemis bir sey. Iptal ya da degisimde seni 50 kez felan ararlar. Kapida baska hastalarla karsilastim. Ben sok. Acmamislar ofisi bile. Gerisin geri dondum ve baska doktordan randevu aldim.

Tarcinkus su aralar geyet mutlu, merak eden olursa evin sistemine uyum sagladi ve cok mutlu bir kedi oldu. Dun gece hayatimizda duymadigimiz korkunc bir hayvanin sesi ile gece 3`te uyandik. O kadar korkunc bir sesti ve o kadar yakindan geldi ki urktugumuz icin pencereye yaklasmadik. Biraz uzaklasinca mutfak penceresine ciktim ve baktim. Karanlikta hic bisi goremedim. Bu kadar dogaya yakin yasamadigimiz icin alisik degiliz. Berlin`in random bir sokaginda bir tilki ile karsilasabilirsin dediklerinden beri eve karanlikta taraflardan yurumuyorum.


Bu haftasonu evi temizleyip dinlenicem. Gelecek hafta evde olmayacagim icin islerimi simdiden yapim diyorum. Pazar gunu Mauer Park`ta Ramsey ile buluscam. Ramsey`i hatirlayanlar? :))

Herkese simdiden iyi haftasonlari, kahve icin ve kus uyumayin. Sevgiler.

3 yorum:

  1. Yanıtlar
    1. Benzer yorumlar aldim ama bu kadar korkunc ve yuksek sesin tilki olmasi bana ters geldi, bir an kendimi Stephen King kitaplarinda gibi hissettim fjjdhshdhd

      Sil
  2. Hayatın ve yaşadığınız şehrin tadı çıkarın :) Bence her ikisi de buna değer.

    YanıtlaSil