29 Eylül 2012 Cumartesi

yeni bir dövme daha

Uzun zamandır aklımda olan ikinci dövme fikrini, başka şeylerin öncelikli olmasından dolayı kafamdan kovup kovup duruyordum. Cuma akşamı, birazda otelden geç çıkmamı bahane ederek, sırf Ordu deplasmanından kaçmak için eve gittim. Israrla Atlas Pasajının içinde dövme ve piercing showroomu açan bir arkadaşın daveti ile evden geri çıktım geç bir saatte. Yanımdaki arkadaş eli boş gitmeyelim dedi, mekana girmeden bir şişe şampanya aldık ve sofistike bir giriş yaptık mekana. Gittiğimizde Film Ekimi için gelenler mekanın içkilerini tüketmişti, bizde soğuk birer Tuborg alarak bir köşede, kalabalığı ve dövmeli gençleri seyretmeye koyulduk. İçeri girdiğimizde bizi karşılayan mekan sahibi, gelin bakalım isminizi yazın,çekiliş olacak dedi. İmkansız oldu,şansım döndü velhasıl yüz küsür kişi içinden dövme hakkı kazandım. Dedim ya, ne zamandır beynimi kurcalayan o iğneli sesi, yakın bir zamanda tekrar duyucam ama gel gör ki, her dövme yaptırmak isteyen gibi kafamda deli sorular, nereye yaptırsam mantığında dolaşıyorum son 12 saattir.

28 Eylül 2012 Cuma

Christ loves me


Geçen hafta gecenin ikisinde Taksim'den eve yürüdüm. Harbiye Caddesi biraz alengirlidir, bilen bilir. Travestilere bulaşmadan evin sokağına döndüm. Dolapdere'ye inen merdivenlerde, evin anahtarını çantamda aradım, buldum,çıkardım. Apartman kapısına yöneldim. Sırtımı çevirdim. Seçtiğim anahtar ile tam hamle yapacakken, omzuma bir el dokundu. "ananıskm anahtar ile adam öldürmek suç mu acaba?" derken, yüzümü döndüm. Belki bir Emenike, bilemedin bir Eto belki de Keita gibi bir çocuk, 3 adım geriledi beni ürkütmemek için. Bir saniye sessizlik oldu. Karanlıkta parlayan beyaz dişlerini ölümüne kıskandım. Ardından dedi ki "God said, Jesus Christ loves you so much. Please love him". Ben de salak bir gülümseme ile "Thank you, love him too" dedim. "Goodnight, bless you", thank you, thank you" dedi ve yukarı ellerini açtı, yalvararak gitti. Galiba inancımla ilgili Dolapdere Caddesinden bir mesaj getirdi ama ben anlamamış da olabilirim.



görsel:deviantart

25 Eylül 2012 Salı

ters köşe

Hayatım ters köşe.

Gelenler,gidenler,dışarı gelenler, çıkışa gelenler, gelemeyenler, dışarda kalanlar, kapıyı açamayanlar, anahtarı olmayanlar, evsizler,barksızlar, kafasını kullanmayanlar, ot çekenler, eşcinseller, entellektüel kayıplar, çok yalnızlar, Fenerbahçeliler, çocuk gibi olanlar, denize işeyenler, kalbini sökenler, sigara içenler, asosyaller, müzik dinlemeyenler, kitap okumayanlar, annesini sevmeyenler, kombinesi olmayanlar, mesleğimi bilmeyenler, yazın üşüyenler, rakıyı sek içenler, yüzme bilmeyenler, regl olamayanlar, ayak parmaklarını sevmeyenler, tahrik düşkünü olanlar, saçı dökülenler, gözlük takanlar, güneş alerjisi olanlar, trt radyo sevenler, parası olup yemeyenler, el yazısı güzel olanlar, askere gidenler, google kullanmayanlar, ayfon sevenler, kız kardeşini skenler, kredi kartları patlamış olanlar, marka düşkünü olanlar, iş düşkünü olanlar, Etiler'den çıkmayanlar, uçağı kaçıranlar, dostum diyenler, arkadaş olamayanlar, gerçekten sevişmeyi sevenler, sevip karşılık alamayanlar, evlenemeyenler, çocuk yapanlar, ağzı kokanlar, fırsatçılar, küfür edenler, hayatı henüz tanımayanlar, oral düşkünü olanlar, yeşili katledenler, kimliksizler, canı istediğinde arayanlar, birayı çok sevenler, kafa ütüleyenler, hatun düşkünü olanlar, fanatikler, Nutella sevenler, işleri biraz karşık olanlar, bana ulaşamayanlar, hastalık hastası olanlar, gece uyuyamayanlar, aklımı kaybettirenler, at kafası olanlar, ahmaklar, ne istediğini bilmeyenler, orgazm olamayanlar, göğsünü suratını gerdirenler, facebook bilmeyenler, futbolmenecır bitirenler, müşterisine aşık olanlar, kadını sevenler, aşkı çiçek böcek sananlar, doğru kadını bekleyenler, geçimsizler, kokain çizenler, blog yazanlar, askerden gelmeyenler, İstanbulu sevenler, Harbiye'ye işe çıkanlar, hacı olanlar, yan gidenler, sesi karizmatik olanlar, allahı yalan olanlar, kahvaltı hazırlayanlar,iki birada kusanlar, iş görüşmesine gitmeyenler, vejetaryenler, kentkartı olanlar, Boğaz havası alanlar, erken evlenenler, kendilerini sevenler hatta aşık olanlar, şişkolar, sado-masolar, mevzuya gelenler, olay bitince kaçanlar, telefona çıkmayanlar, kaybedecek bişiyi kalmayanlar,şarap sevmeyenler, İzmirliler, tatile çıkanlar, siyah rengi sevenler, adeta bir Troll olanlar, seksten korkanlar, takım tutamayanlar, yemek yemeyi sevenler, youporn kasanlar, online oyun oynayanlar, Adam Levine sevenler, karısını aldatanlar, elektronik müzik dinleyenler, özünü kaybedenler, hayatı bana ters köşe yapanlar. Ama beni arayanlar ve bir gün bulacak olanlar.

http://www.youtube.com/watch?v=fPVUa29kHu8

19 Eylül 2012 Çarşamba

kolera sokak

Güneş buluttan sıyrılırken, gökkuşağının renkleri koleranin damlarında sevisti.
can sesleri
ezan sesi
hafif esrar kokusuyla karışıp
havayı kapladi.

savrulurken raconun kırmızı pelerini zarif öfkeye;
zaman ki sana hasta oldu.
incelikli haytasın.
nüksederken raksını mahallenin maşallahı eyvallahı;
güzeldik be oglum..

şimdilik ölümüne kadar hayattasın,
şimdilik ölümüne kadar hayattasın..
..

- bir çift kanattınız hüznün rüzgarında,
dağılup gitti melekleriniz beyazın öte dağlarında..
ağlasın ardınızdan bir ağızdan bütün dehşetiyle kolera,
sen harbi hayal et:
sağlam gariban..
ruhuna el fatiha..

http://www.youtube.com/watch?v=l-5Vro76zMw

17 Eylül 2012 Pazartesi

bu kadın

"Malum, ortada halim. 
Eminim ben bu kadını ömrümde görmedim..
Olur da duyarsan özür dilerim çok, çok."

http://www.youtube.com/watch?v=EFclhpu3Ou4


13 Eylül 2012 Perşembe

yok yok yok

Şimdi bir adam düşünün.
Yok yok düşünmeyin.
Adam kalmadı ki.

http://www.youtube.com/watch?v=Kkn7dPzo77s&feature=g-all-u

çarşı karıştı


Keşke gelmeseydin masaya ve keşke dökmeseydin pişmanlıklarını. Çünkü ben seni yalancı, düzenbaz ve üç kağıtçı biliyordum. İçinde diğerleri gibi saklamadğın gururunu bir çırpıda düşüreceğini hiç tahmin edemedim. Şimdi keşke'lerinden başka elimizde hiç bir şey yok.

Damar veriyorum, sıkı durun;

11 Eylül 2012 Salı

Saat 17.10

Gidiyim eve, şu romana başlayım.

http://www.dogankitap.com.tr/kitap/Sisle+Gelen+Yolcu-1619




Bira içen?


Dün gece onca güzel anıdan ve öncesinde yaptığımız Red Hot Chili Peppers İstanbul konseri konuşmalarından sonra benim gece rüyamda bu konserde deli gibi eğlenmem, gecenin bir yarısında uyanıp Meltem ile kahkahalarla gülmemize neden oldu. Asıl komik olan ise rüyada O'nun bu konser için benim yanımda olması ve galiba gece içtiğimiz çok biranın etkisi ile konserde bira bardaklarını da benim yıkamamdı. 1 haftadır mutfakta yığılmış bulaşıklar, içime dert olmuş anlaşılan. Allah belanı versin Nevizade Birası. Ne zaman Vera'ya gitsem, hep bir olay, hep bir olay. Bu lanet şehirde, yüzeysel ilişkiler nedeni ile insanların kırgınlıkları hooop, 2 güzel kelime ile çok çabuk geçiyor ama benim güvenimi kim geri getirecek bu hayatta?

Deliler gibi sevdiğim uzun yol şarkım,

10 Eylül 2012 Pazartesi

yemin ederim gerizakalı bu

Bu, kendini çok akıllı çok çakal sanıyor ama ben zor kadınım vesselam.

galiba,sanırım,öyle işte


Ya 14 gün çok uzun. Yani 1-2 gün yada 4-5 gün değil. 14 gün uzun bir süre. Uzun süreleri hiç sevmem. Bir türlü bitmeyen günleri hiç ama hiç sevmem. Ben bu 14 gün içinde 2 cumartesi, 2 pazar yaşayacağım, 2 tane haftalık rapor düzenleyeceğim. House'un ikinci sezonunu bitirip, üçüncü sezonuna geçeceğim, Grange'nin yeni aldığım romanı; Sisle Gelen Yolcu'ya başlayacağım. Bu arada Ayvalık tatili ile ilgili yazdığım blog yazısının son düzeltmelerini yapacağım. Bir deplasman maçı, bir Şampiyonlar Ligi ve bir tane de içerde Galatasaray maçı seyredeceğim. Gol olucak, ben deliler gibi sevineceğim filan. İş yoğun olacak, 2013 işlerine başlayacağım, ajans toplantısı yapacağım. İş akışımı planlayacağım ve otelin sıkıcı Eylül işlerini bitireceğim. İzmir'e gideceğim için Kurban Bayramına program ve bütçe yapacağım. Eminim Meltem ile yine deli gibi Beyaz 'da yemek yicez ve hatta havalar bozmadan yine bir San Marco's kahvaltısı yapacağız bu pazarların birinde. Ben yine güzel müzikler dinleyerek uyuyacağım hafta içleri evimde. Belki ufak kaçamaklar yapacağız kızlarla, yalanlarımızla dalga geçeceğiz şu benim hiç beceremediklerimle mesela. Ama ben bu sefer galiba, sanırım, öyle özleyeceğim seni tüm bu olanlar arasında. Ama sanki bu 14 gün hiç bitmek bilmeyecek.

Sen ise, geri döneceksin şehre. Belki benimle birlikte, belki benden habersiz...

https://www.youtube.com/watch?v=q8gu4QJfilY

kaçama(ma)k


Kaçacağım ama buradan değil. Senin aklından kaçacağım. Güzel olurdu gitsem, hani iyi olurdu biraz uzak kalmam. Belki kıymet bilirdik. Yada belki biraz özlerdik.

http://www.youtube.com/watch?v=_cph8dfdHXM

4 Eylül 2012 Salı

mutlak sik ay pardon sevgi

Erkekler ne zaman sikleri boş kaldığında hal hatır sormaktan vazgeçerlerse, ben de o zaman sadakatin varlığına inancam.

http://www.youtube.com/watch?v=HaA4zHMnwDs&feature=related