15 Mart 2018 Perşembe

Çok Güzel Keyfimiz Var

Merhaba, dogu blogunun delisi geldiiiiii.

Efendim, hic merak etmedigim ve beni hic cezbetmeyen şehir, Dubai'ye is amacli bir gezim oldum. Iyi de oldu, iş için çok iyi bir fırsattı. Ozel amacli gitmezdim cunku sehir genel olarak tarzim degil. Gitmisken dostlari da gordum. 5 gün kaldim. Hiç bir şey aramayın, herşey alışveriş merkezlerinin içinde. Dışarda kalan şeylerin fotoğraflarını şöyle çekmeye çalıştım. 




Tek hoş yani, eksi 14 evet yanlis duymadiniz Berlin eksi 14 derece iken ben 30 derecede havuza girdim. Bir miktar da günes gordum. Çok merak ederek, Cheesecake Factory'de devasa klasik bir cheesecake yedim. Orada yaşayan arkadaşım Müge ile cok güzel ve like a local bir Lübnan restaurantina gittik. Tşk ler Mügüş.


Bu 5 günu unutmak icin kendimi gelir gelmez Berghain'in aids kokan zenci baldirli wc'lerine attim.  Kel başkan DVS1 ve ardından Dr. Rubenstain dinledik. Seni seviyorum Berlin. Havhavhav.

Dubai öncesi, biraz kendime vakit ayrima sansim oldu. Almanca kursuna ara verdim cunku pes pese günler beni biraz darladi, en basindan okula da bir tavrim vardi. Haril haril hala yeni kurs ariyorum. Dubai'deyken sozde siniflar dolmus ve kayidi kacirdim. Ama nasıl o sınıflarda sadece 4 kişi oluyoruz anlamış degilim.

Guzel bir sergiye gittim. C/O Berlin'de, Joel Meyerovitz; soyle de tatlis bir amca kendisi, ben normalde pek fotoğraf sergisi insani degilim. Daha klasiklarde görürsünüz beni, rönesans çok seviyorum. Ama C/O Berlin. sehrin en iyisi. Bu adami da kacirmak istemedim ve bir Pazar ziyaret ettim. Binayı daha cok sevdim.



O arada Istanbul'dan Funda geldi ve bir kahve icme sansimiz oldu. Geçen yazıda bahsetmiştim geleceğini. Tabi giybetler siril siril. Tesekkurler nesesi ve zamani icin! Tekrar geliniz efendim. Gidişatım gidişat değil, o yüzden bana uzaktan kahve falı bakacak lol.


Evde Tarçoş'un top vip misafirleri vardı. Oya ve Keykan ilk kez evime geldiler ama ziyaretin asıl sebebi prensesti. Canım hayvanım < 3


Geçen Cumartesini full Oya ve Keykan ile geçirdim. Çok güzel keyfimiz var. Uyuşuk ve genel olarak yoğun geçen bir kış mevsiminden sonra kafama iyi bir reset attım.

Ertesi günü muhteşem bir havada dışarda kahvaltı yaptık. Mart ayında Berlin'de dışarıda kahvaltı yapmak çok ütopikti. Yer Kollwitzplatz.


Efendim dostlarla bu gelecek günlerde makul bir miktar eğleneceğiz. 26 Mart'ta Ali geliyor. Münih'ten Müge geliyor. Tayfa tabanca. Benim doğum günümü kutlayacağız. Gelecek ay, 28 Nisan'da ise Erman tekrar geliyor. Her türlü Berghain line up cok iyi. Bize çıkışa birer boş mezar.....

Sonrasında ilk kez ama ilk kez, annemle babam birlikte buraya gelecekler. Bir miktar aile yanında kalacaklar. Bir kaç günlüğüne belki Mayıs başında burada Berlin'de agırlayacagım. Its gonna be so fun!!!!!

1 yılım çalıştığım şirkette bitiyor. 29 Mart'ta yeni vize başvurum var. Oturum hakkımı uzatıyorum!  Kısaca gerçekten de dönmücem.

Dünya'nın en kısa fıkrası; ben müdür oldum. Ajdhfjfhf. Yoğunum, daha da yoğun olacagım, artık daha ne kadar zor olacak bilmiyorum, Haziran ortasına kadar sürecek ve çok çalışmam gerek. Şu yazıyı bırak yazmayı, çişe bile zor gidiyorum ofiste. Amerikalı arkadaşıma "Allahım Sana Geliyorum" demeyi öğrettim. Bunu söyleyince bir gülme geliyor bize. Kaçırdıgım öğünleri hiç anlatmıyorum. Buyrun bu da araplarla aramı düzelttikten hemen sonra Dubai'de.


Semtte bir kaşçı - bıyıkçı bulamadım arkadaşlar. 1 senedir manuel imkanlar ile sürünüyorum. En sonunda bir app indirdim zira bu işler aşırı pahalı ve randevu ile. Bu app ve sitesi kullanılıyormus. Bakalım cumartesi günü bir yere gidecegim. Şehirde her sikimi çözdüm ama sadece bir bu konu kaldı, İnanılmaz olay.

Tüm bunlar olurken acaba ben ne zaman bir yerlere kaçıp iki şehir görücem, biraz kültür tatili yapıcam vs. hiiiiç bir fikrim yok. Al Mart bitiyor ben daha şehirden kaçamadım. Gönlümde bu aralar Paris ve Roma var ama genel olarak şu inek gibi yatıyorum;


Yatmanın haricinde, tüm Ocak-Şubat-Mart boyunca pencere kenarına aldıgım masada uzun haftasonu kahvaltıları yaptım ve eşşek gibi Pazar günleri hem de gece yarılarına kadar partiledim.........


Özetle, yaz mevsimini hasretle bekliyorum, 3 gün sürecek tabi, çok da büyütmemek gerek. Hala yaz tatili planı yapmadım. Son 1 senem her anlamı ile signature bir seneydi. O nedenle bu yaz tatilini en çok ben hak ettim.

Kaş bıyık kuaför macerasının sonuçları ve Zen - Taoculuk üzerine yapacağım okumalar ile size geri dönmeyi ümit ediyorum dostlar. Artık böyle konulara kafa yormak istiyorum, yeter. Kendinizi yormayın. Kahve için. Sevişin. Küs uyumayın. Görüşmek üzere!

26 Ocak 2018 Cuma

Istanbul : Buradan Sag Cikan 100 Yil Daha Yasar

Mer haa baaa, dogu blogu delisi geri dondu, Istanbul'a gittim demis miydim? 

Evet Berlin'deki guzel kis gunesini ve 10 dereceleri birakip gecen Cuma gunu les yagmurlu bir Istanbul'a kisa bir gezim oldu. Herseyi 3-4 gune sigdirmak cok guzeldi ve isime geldi. Iner inmez trafikte kaldim ve araya sikistirdigim bir musteri ziyaretine ucu ucuna yetistim. Cok iyi gecti, arada gittigimde mutlaka 1-2 musteri gorecegim yoksa isler gercekten buradan bazen ilerlemiyor. 



Gorustugum kurum ve kisi hakkinda bilgi veremeyecegim ama kurumdan cok etkilendim. Gorustugum kisiden daha da cok etkilendim. B. Bey'e sevgiler saygilar.

Aksaminda Nil ile Kanyon'ya yemek yedik ve giybetler siril siril akti. Aklima Suvla'ya gitmek geldi. Orada bulustuk. Fancy bir mekan ve guzel saraplar icin; Suvla, Kanyon Sinemasi, 3. Kat'da.


Gokce'de, evinde, yani eski evimde ve odamda kaldim. 7 senenin ardinda bu odaya kucuk kabin boyu bir valizle gelmek biraz huzunluydu. 1 sise sarap ictikten sonra, 1 tane de Gokce ile ictim. Sizmisim.

Canim Gokcis. O her zaman bir ev arkadasindan cok oteydi. Sabahinda Cihangir'de kahvalti yaptik ve gercekten uzun zamandir bu kadar keyifli bir kahvalti yapmamistim. Sonrasinda biraz Beyoglu'nde yuruduk. Grandpera'ya girdik. Eski Beyoglu binalari basarili sekilde igranc AVM'lere cevriliyor. Gokcis, Berlin'e gelme sozu verdi. AVM'leri bosverin tembelliginiz tutarsa suraya gidin, mekan; Van Kahvalti Evi, Cihangir, Defterdar Yokusu 52.


Efendim bilen bilir, Berlin crewden Erman Sari, Matrixxman oncesi warm up yapti. Ama guzel warm up yapti. Mekan da ; Studio.  Zorlu Center icinde acilmis. AVM'nin icinde tekno dinlemek biraz sikintili ama ekip ve muzik iyi oldugu surece bu dert olmuyor. Cisil'e de geldigi icin tesekkurler. Cok guzel insanlarla tanistirdi. Ekiple dans etmeyi cok ozlemistim. Buyuk bir Berlin Gathering'ini heyecanla bekliyorum. 



Ertesi gun kendime gelmeye calisirken bir anda kafami Kozyatagi-Taksim arasi yuz yil suren bir metro yolculugunda buldum. Son 10 ayda o kadar fazla insani burada acikcasi sadece yilbasinda gormustum. Gozumu actigimda 4'te Zubeyir'de ocakbasinda et yiyordum. Kebaplar, rakilar, caylar, ne ara o kadar zaman gecti ve ne ara o kadar cok ozlemisim, tribun ekibinin gozlerinden opuyorum, cilasi Asude'de devam etti. Asude'nin dili olsa bir konussa, valla biz biteriz ajsdhhsh.



Pazartesi gunu daha sakindi. Aksamina Eylem Hanim ile Lahmacun yedim ve Merlot'u mincikladim. Carsi pazardan gotureceklerimi aldim, cantami hazirladim ve biraz daha dost bulusmasi gorusmesi yaptim. 

Sali gun sevgili Funda'yi alana gecmeden once gorme firsatim oldu. Kahve icin tesekkur ederim. 1 saatte bir suru guzel sey konustuk. Gec bulup, Istanbul'da geride biraktigim guzel insanlardan birisi olarak kalacak. Kendisini de bekliyoruz Berlin'e Subat'ta. Ne diyorduk; Tanimiyorum ama bence kizmazlar.

Efendim 15 dakika suren Istanbul tatilim buydu. Gerisi karmasa, kosturma, telas birazcik ozlem, birazcik guzel yemekler, tekno ve kebapti.  Donus yolunda bok gibi sarhos oldum ve Almanca kursunu kacirdim. Ucakta iyi icmistim. Havalimaninda ise eski sevgilimin sevgilisini gordum, bu asiri denk gelmeyecek bir olaydi. Valla Istanbul tatili ozetle 2 olu 3 yarali, sag cikan 100 yil yasar. AHAHAHAH " - Kaptan yol ustunde sigara molasi var mi? "

Bir sonraki gezim iseeeee, Dubai... Biraz is biraz gezi. Konu ve yer hakkinda hic bir fikrim yok. Gelecek gunlerde daha da netlescek durumlar.


Bu kosturmadan sonra bu haftasonu acikcasi sadece kitap okumayi dusunuyorum. Belki biraz da Almanca calisirim. Kendinize iyi bakin, kahve icin, sevisin ve asla kus uyumayin. Iyi hafta sonlari.

12 Ocak 2018 Cuma

52 Soru 52 Cevap

Sacakli'ya soz verdigim gibi salanj'i kabul ediyorum ve kisa cevaplar ile 1 seferde yapiyorum. Malesef bunu her hafta yapmam imkansiz. Iyi okumalar. Sizi de bekleriz. Iyi haftasonlari herkese.

1. Hafta: Nelere şükrediyorsunuz? Basarilarimi goren ve mutlu olan ailemin varligina. 




2. Hafta: Evim/yuvam dediğiniz yer hakkında yazın. Asya'tan Anadolu'ya goc eden atalarimiz, bir yere bir turlu yerlesemeyen ben.

3. Hafta: Daha çok/sık yapsam dediğiniz 5 şey. Kitap okumak, yoga yapmak, yurumek, Almanca calismak ve su icmek.

4. Hafta: Şu anda pencerenizden görünen manzara nasıl? Berlin'in is kuleleri ve gotik Berliner Dom.

5. Hafta: Hayatınıza yön veren bir alıntı. "Ben nerede degilsem orada iyi olacakmisim gibi gelir."Baudelaire.  Bauldelairecigim %100 dogru denendi calisiyor.

6. Hafta: Bu haftanın en güzel hadisesi. Istanbul'a bilet aldim.


7. Hafta: Sizi geren, endişelendiren bir şey yazın. Bulusmaya gec kalmak.

8. Hafta: Hayatınızı etkilemiş bir kitap. Coelho,  Zahir.

9. Hafta: Bir çocukluk anınızı paylaşın. Yas 5-7, tek cocuk ben, yaz tatili. Ayvalik korfesini izliyorum balkonumdan, deniz lacivert, mis kokulu domatesler kesiyor annem, sabah 10:00'da kahvalti yapiyoruz.

10. Hafta: Dünyaya bakış açınız nedir, nasıl görüyorsunuz? Dunya'yi goremiyorum.

11. Hafta: Şu andaki müzik listeniz. Kids want techno.  Linke tik tik.

12. Hafta: En sevdiğiniz yerler/mekanlar hakkında yazın. Kedimle,ailemle oldugum her an ve yer. Bir de Berghain'da kendimi cok mutevazi ve sinirsiz hissediyorum

13. Hafta: Herhangi bir konuda kendinizi tutmanıza, çekinmenize ne sebep olur? Almanca konusmak zorunda kaldigim zamanlar asiri cekiniyorum.

14. Hafta: Canlı, akılda kalan bir rüyanızı paylaşın. Kendimi eski evimde hamile gordugum Ayvalik ruyalari. Sik sik oluyor.

15. Hafta: Şu anda üzerinizde ne var? (Ahhahhahhha) Lacivert 2.el yunlu kazak. 2.el bi jean, iclik.

16. Hafta: Daha az yapsam dediğiniz 5 şey. Hayatimdan memnunum. Belki daha az alkol olabilir.

17. Hafta: Kendinizle ilgili sevdiğiniz şeyler neler? Sabirsiz olusum. Ama boyle asirisi.

18. Hafta: Sizi heyecanlandıran bir şey? Beni genel olarak hersey heyecanlandiriyor arkadaslar.

19. Hafta: Sevdiğiniz biri hakkında yazın. Canim annisko. O kadar cok emegin var ki bende. Seni kopek gibi ozliyorum.

20. Hafta: Bir kurgusal/hayali karakter olma şansınız olsa kim olurdunuz? Valla hic boyle seylerin pesinden gitmedim ama bazen asiri hosuma gidiyor su Prenses Hanim. yani Kate Middleton.

21. Hafta: Geçtiğimiz sene nasıl değiştiniz? Daha :)) yanlizim. :)):)))


22. Hafta: Şu aralar en sevdiğiniz filmler? Orange Is The New Black.

23. Hafta: Gurur duyduğunuz bir şey. Tek basina baska bir ulkeye gelmek.

24. Hafta: Bir pişmanlığınızı yazın. Ugur'u keske daha az sevseydim. Bende irili ufakli bir suru hasar birakti. Su cicegi izleri gibi. 

25. Hafta: Çok önem verdiğiniz, "Bu böyledir, başka türlü olamaz. OLMAMALI!" dediğiniz bir konu. Evde/odada gereksiz acik kalan isiklar. 

26. Hafta: Nasıl rahatlarsınız/gevşersiniz? Herseyi kapar, kedimin yanina yatarim.

27. Hafta: Sizi mutlu eden ufak tefek şeyler. Boyle 1 kutudan birden fazla ufak hediyelerin cikmasina bayiliyorum. 2. el giyilmis/satilmis/cope atilmis kiyafetleri giyinmeyi cok seviyorum. 

28. Hafta: Bu sene okuduğunuz en iyi kitap. lol. yok henuz. Gecen sene; Harry Potter serisi.

29. Hafta: Ergen halinize bir mektup yazın. Neden kendini ortaokulda gucsuz hissediyordun bilmiyorum, belki zayiftin ve boyun kisaydi, on siraya oturuyordun, eeee olabilir. Ama hocalarla didisecegine, Alsancak'ta haytalik yapacagina, derslerden kacacagina, kendini mutlu hissettigin bir yone gittin. Bos beles ergenlik yerine. otellerde caliscam dedin. Etrafindaki insanlarin "aayiiiooo iyrenccccc tuvalet mi temizlicen" demesine inat, yoo ingilizce ogrencem para kazanicam ve degisik ulkelere gidicem, sinirlarimi silcem, baska Dunyalar da var dedin. Tebrik ederim seni. Iyi ki hayallerinin pesinden gittin. Hizini alamayip ulkeden cikmissin. Maaamahhsjdsjfghf. 

30. Hafta: Gitmek görmek istediğiniz 10 yer. Ahhh en heyecanli soru! Prag, Viyana, Roma, Paris, Budapeste, Tiflis, Dresden, Wraklow, Lisbon, Tokyo.

31. Hafta: Hayalinizdeki iş/meslek nedir? Oyle bir is yok cunku hayalimdeki her isi yaptim.

32. Hafta: Hayali bir akşam yemekli parti veriyorsunuz, kimleri davet edersiniz? En yakin arkadaslarimi ve ailemi ^^


33. Hafta: 10 sene önce neredeydiniz, ne yapıyordunuz? 2008'de Antalya'ya gitmistim bir heves. Les sicagi ve samimiyetsiz bir sehir olmasi haricinde kariyer anlaminda iyi bir firsatti. YALLAHHH gerisi cope. 

34. Hafta: Bu haftanın inişleri ve çıkışları nelerdi? Inis : kafam. Cikis: iyi bi musteri yakaladim.

35. Hafta: Kendiniz hakkında çok sık paylaşmadığınız bir bilgi. Bir miktar bencilim. Ama bu beni zaman zaman daha umursuz ve hayata karsi guclu yapiyor. 

36. Hafta: Hep hatırlamak istediğiniz bir şey. Su manzarayi anilarimdan ve cocuklugumdan silmek istemiyorum. 


37. Hafta: İnsanlar sizi nasıl tarif etsin/hakkınızda neler söylesin isterdiniz? Bu sene hakkimda guzel seyler duydum, malum ilginc bir yil bitirdim. Ailem hakkimda konusuyormus. Oyle devam etsinler yaaa. Onlarin mutlu oldugunu duymak yeterli.

38. Hafta: Hayran olduğunuz/takdir ettiğiniz biri hakkında yazın. Annem. Haters gonna hate...

39. Hafta: Halinizden memnun olmanız için ne lazım? Para. ahahdhhfhfhg cmooon kandirmayalim birbirimizi.

40. Hafta: Hatırlayabildiğiniz en eski hatıralarınızdan birini yazın. Dayimin bir tasin ustunde fotografimi cekmesi. Ustumde pembe elbise. Arkadam ucan kelebekler. 

41. Hafta: Söylemeyi en çok sevdiğiniz şarkı hangisi? Erol Evgin, Firtina.

42. Hafta: Bunu iyi yaparım dediğiniz 3 şey. Valla cok iyi organizasyon yaparim. Iyi bir ev ekonomisi elimden gelir. Iyi de huysuzluk yaparim.

43. Hafta: Hayattaki öncelikleriniz neler? Sagligim. Ailem. Kedim.

44. Hafta: Önümüzdeki sene hangi açıdan gelişmeniz/büyümeniz gerektiğini düşünüyorsunuz? Yetmedi mi diceksiniz. Yetmedi. Kariyer. Ahahahahaha.

45. Hafta: Sevdiğiniz 5 tuhaf şeyi yazın. Kedimin gurultusu ve naifligi. Annemin kokusu. Kardesimin tuhaf espirileri. Dans ederken hissettigim ozgurluk. Berghain'in les ter karanlik sperm ve aids kokan ortami ajdjjkdjfjffjfj

46. Hafta: Sizi korkutmuş bir şeyi yazın. Hizli bir arabaya binmekti. Simdi ehliyetim yok.

47. Hafta: Gelecek hakkında neyi bilmek isterdiniz? :( Hic bisi.

48. Hafta: En son neyi kutladınız? Manyaklar gibi yilbasi.

49. Hafta: Bir sayfada inandığınız şeyleri özetleyin. Dusundum ve yaptim. 


50. Hafta: Para düşünmek zorunda olmasanız şu anda ne yapıyor olurdunuz? Vietnam'da domates ekerdim. 

51. Hafta: Hayatınızın bu dönemiyle ilgili sevdiğiniz şeyler. Kararli olusum.

52. Hafta: Yapmayı hayal ettiğiniz bir şey. Almanca'yi bir gun cok iyi seviyede konuscam ^^ 

28 Aralık 2017 Perşembe

2017 Yilindan Cikarken Hizimi Alamayip Ulkeden Cikmisim

Geleneksellesen yilin kisa-kisa degerleme yazisina baslamadan once, gecen senenin yazisindan kisa bir alinti yaparak 2017 hakkinda bir seyler yazacagim, sene sonu yazisi exclusive gorselleri ile lol.

Yeni sene için çok öyle bir abartılı beklentim yok. Yapmak istediklerimin peşini genel olarak hiç bırakmadığım için, yine peşinden gitmeye devam edeceğim heyecanlı bir hayat yeterli olacak.


Aralarda kacip gittigim sehrin evim olacagi, yolumun burasi ile bir gun kesisecegini hep hissettim size valla yalan borcum yok. Kisacik zamanlara sigdirdigim son Berlin gezimin donus yolunda Berliner Dom'a bakarak, "Simdilik hoscakal" dedigimi dun gibi hatirliyorum. Benim icin alisildik olan otel sektorunu birakip, hic denemedigim medya sektorune gecmek cok iddaliydi. Sonrasinda zaten az cok biliyorsunuz vize ve tasinma sureci ile ugrastim. 14 Nisan'da, kedimi geride Gokce'ye emanet ederek, Istanbul'dan ayrildim. 

Tasindiktan sonraki 4 ay Berlin'de asiri hizli gecti, o ara kisa bir yaz mevsimi, aile ziyareti, Dilay'in gelisi, biralar, partiler, sergiler, canim balkonum, Berlin'in taze cilekleri, Pazar yuruyusleri, Harry Potter'i okumam, Sonbahar'da Enis ve Su'yun gelmesi, yepyeni dostluklar, heyecanlar.... Tum bunlar sayesinde, Istanbul'da hizli gecen son 8 ayimdan sonra, hayatimin biraz frenine bastim.

Agustos'ta Tarcin'in gelisi ile artik hayatim tamamen rutine dondu. Donmemek uzere Istanbul'dan ayrildik. Tekrar yaziyorum; cocuklarinizi asla geride birakmayin. Avrupa Birligi' ulkelerinde hayvan tasima ile alakali yazima suradan tik tik. 


Bisiklet aldim. Blogspot'ta mim'lerinizi takip ettim. Postcrossing batagina geri dondum. Munih'e gittim. Izmir'e bile gittim! Tasinma surecinden sonra Izmir'e eve gitmek cok iyi bir fikirdi. Dilos ve ekiple gorustum, kardesimle cok eglendim!


Bu hafta Noel'i ise yine Hannover'de ailemle gecirdim. Onlarla olmak o kadar iyi geldi ki. Cok uzun zamandir gulmekten karnima agrilar girmemisti. Kuzenim evinde cok guzel bir Christmas yemegi organize etmis. Harika yemekler, harika ortam, bir suru hediye, ne dicemi, napicami sasirdim.


Yeni seneye guzel dostlarla ve yine eglenerek girecegim. 30-31 Aralik -1 Ocak'ta sag kalirsam hemen Ocak 19'da Istanbul'a ucuyorum. Matrixxman'in altinda Ermancigimiz calacak. Lahmacunlari ve ayranlari cikartin, sinav yapicam. 


2017'nin geleneksel dilegi yukarida yazdigim gibiydi. Bu senenin dilegi iseeeeeee, Almanca, cesitli sehirlere gezi, yeni bir dovme daha ve yeni bir ev olsun. Gezmeyi ihmal ettim, listemde Roma, Paris, Prag, Tel Aviv, Budapeste ve Berlin'nin etrafindaki ufak sehirler var. Ev icin ise, kedi ile duses bir sey bulursam, 2 kisilik bir eve gecebilirim. Almanca kursunu da haftaya degistiyorum. Olay bitmistir. Simdilik bunlar burada dursun.


18 Mayis'i parmak arasi terliklerimle sinsice bekliyorum, Cesme Fly-In Beach'te sarhos olup sampiyonluk kutlayan bir ben olabilir. Hersey ihtimaller dahilinde. Bu yaz icin ise tatil planlarim elbette var. Acikcasi ben Megisti'ye ve Kas'a geri donmeyi dusunuyorum. Belki biraz Datca. Belli de olmaz. (2018'de Izlanda'ya gitti) jssdjjfjffjfjfj.


Tabi hep neseli seyler yazacak degilim. Gelelim biraz da size. Butun bir sene kendimle ilgilendim, bazilarinizin yaptigi davarliklari ve terbiyesizlikleri gormezden geldim. Bu kadinlar ve adamlar kendilerini cok iyi biliyor. Surayi iyi okuyun, iyi tercüme et sen de; bana size laf soylemek dusmez cunku zirvedeyim sesiniz gelmiyor hahahahahahahahahahahah.


Sonradan gelen edit : Tesekkur. Bu sene buraya bunlari yazmami saglayan herkese ama herkese tesekkurler ve guzel gunler diliyorum. Berlin'de Oya, Keykan, Evirgen, Istanbul'da el clasico ekip, is arkadaslarim, Gokce, -canim Gokce! Gokce'siz bir 2017 dusunemem, Eylem A., Nil K. Izmir'de Dilay, Dijital vesileler ile Arzu, Mina, Zeynep, sosyal medyadan tek tek isimini yazmicam, bana yazan, destek olan, cesaretlendiren herkesi opuyorum ve tesekkur ediyorum. Fantastik bir seneniz olsun!

Size ben harika bir yeni sene diliyorum arkadaslar. Berlin'e yolu dusenler mutlaka yazsin, cevap vermicem ahahhahahahaha. Otel sakin sormayin, cunku bilmiyorum. Yeme-icme-gezme tavsiyeleri icin e-mail atabilirsiniz. Yeni senede en azindan kendinizle mutlu olmayi bilin, sevisin, dans edin, kahve icin ve aslaaaa küs uyumayin. Bu seneyi bana ozetleyen benim icin ozel bir de track atip bu yildan cikiyorum.

Mutlu seneler!


20 Aralık 2017 Çarşamba

Hipster Dertler, Sikayetci Alman Kedi ve Noel Geliyor

Mer ha baaaa Berlin Dogu bilogunun delisi geeeldi.

Alkolu biraktim. 
Fdjjdjdjd yazinca bile bir gulme geldi. Oyle bisi olabilir mi? 
Gecenlerde pazar gece klupte cok alkol aldigim icin bir miktar black out eve donunce uzun bir sure alkol almamaya karar verdim. Ertesi gun bankamatige gidince anladim cok ictigimi. Burada efendim partiler pazar gunduz basladigi icin haftaya hangover baslamaniz cok yaygin. 

Pazartesi gunu ise bu sekil gitmek yerine acaba idam mi etseler beni, suan su yataktan cikmasam diyorsunuz. En son en guzel uyudugum yer; ana rahmiydi.


Bunca insan burada pazartesi gunu oglen 3'e kadar partiliyor, peki bunca insanin isi gucu yok mu? Bu kitle her Pazartesi patronundan izin aliyor olamaz, adamin agzina sicarlar. Berlin'in yarisi partiliyor ve bu adamlar ertesi gun nerede ne is yapiyor? Bir aciklama ariyorum. 

Soguklar gelmeden bisikletimi suremeye devam ediyorum. Soguktan kastim 8 derece. Hizla giderken o hava -1e dusuyor. Siselerimi markete goturup, alisverimi yapip postahaneye ugrayip, islerimi halletmem 1 saat. Kendime bir de hipster kaski aldim. Daha guvende hissediyorum. Tesekkur ederim bisikletli hayat. 

Patatesli boregin fotosunu hic paylasmiyorsun diyorsunuz, evet paylasmiyorum cocuguma nazarlar degiyor. Ama sizi kirmicam buyrun ultimate bir berlin kedisi. Chill, gobekli ve her seyden sikayet eden bir Alman oldu.


Berlin'de buyuk bir dram yasiyorum arkadaslar. Suan World First Problem. 1,5 aydir ayaklarimi ve sirtimi sicak tutacak bot ve mont pesindeyim. Malum eksi sekizlar kapida. Ben ceset gibi usudugum icin buna bi cozum aradim ve bu ise bi butce ayirdim.

Harika ve cok kaliteli bir mont aldim, 3 hafta giyindim, iyi isitiyor, iyi bi marka, xs beden uzun ugraslar sonucu bulmusum, metroya biniyorum, camdan kendime bakiyorum, bi gariplik var ustumde. Yani bu guzel montun bu sekilde ustumde cirkin durmamasi gerek. Eve geliyorum, aynaya bakiyorum, yoo gayet iyi diyorum. Ikna oluyorum. Ehe ehe cok guzel ya diyorum. Kollarda bi gariplikler var, xs ama asiri buyuk, cepler yerinde, omuzlar iyi.... Mont erkek montuymus arkadaslar. Geri gonderdim. 

Dram burada son buldu mu? Hayir :)):)):))))):):):))))))

Yerine baska bisi siparis ettim zira hediye ceki gonderdiler ama duzgun bisi kalmadigi icin sitede o butce ile 2 farkli mont almak zorunda kaldim. Biri eh idare etti suan giyniyorum, digeri ceket gibi bisi geldi, hadiiiiii onu da geri gonderdim bu sefer parasini istedim.

Bot aldim. Zor ugraslar sonucu uygun bir butce ile uygun bi numara buldum. 3 sefer giyindim. 1 beden ozellikle buyuk siparis ettim, sikmasin, kalin corapla giyerim. Geldi, her sekli denedim. Ayakkabinin sag teki soldan kucuktu. Ahahaahhaah. Geri gonderdim.

Yani tonla magaza var ama sorun kafamdaki model ve kucuk beden olmamasi. 1,5 ayin sonunda 2 kez kar yagdi ve hava suan bicak gibi, Cumartesi gunu sehir disina cikacagim. Henuz ne bir montum ne de bir botum var. Siteleri alasagi yapiyorum. Almanya'da yasiyorum. Yarismaci arkadaslara basarilar.

Almanca kursuna son hizla devam ediyorum, ders eksigim yok, odevler ve tekrarlar konusunda biraz daha disiplinli olmam gerek. Bir de evdekilerle konusmaya cekiniyorum, pek cesaretim oldugu soylenemez. Kursumu da sanirim degistiricem. Cunku sevdigim hoca; kursun orta yerinde baska birine yerini birakti ve bu durumdan hic memnun kalmadim. Bu yeni kiz da iyi ama otekinden aldigim enerjiyi alamiyorum. Ya ben seviyenin ustunde kaldim ya da siniftakiler asiri avanak. Hoca kendi ismi ile bir ornek verdi. Biri kalkip bu ne demek dedi. Hoca da o benim ismim dedi. Kurs baslamis 2 ay gecmis.... Baslangic icin uygundu. Simdi daha kaliteli bir okuldan A.1.2'ye devam edecegim.

Umarim bu dili burada cozer bitiririm. Tamamen ogrendikten sonra Rusca'ya baslicam. Malum eski Sovyet sehrinde yasiyorum...

Ofiste Secret Santa yaptik, bana kitap ceki geldi birinden. Kimden aldim bilmiyorum ama elimde surekli kitapla beni goren birisi secmis olmali. Cek ile iyi bir Almanca alistirma kitabi aldim. Su aralar okuyacak cok kitabim var. Zaten artik pek Turkce de okumuyorum. Hediyeler verilirken bir arkadas kopegini de getirmis. Kopekle ortama geldiginiz zaman benim butun dikkatim dagiliyor arkadaslar. 


Cumartesi gunu Noel yemegi icin Hannover'e aile yanina gidicem. Biraz ihtiyacim var cunku cok darlandim kurs-is-ev ucgeninde. Bir de guzel yemekler. Evet ev yemegi. 

Ev yemegi demisken kendi kendime celinc yaptigim konular var : hamburger koftesi.

Sacimi pixie model kestirip platine boyayicaktim ama sonra korktum, kiz, gocmeniz pasaportta felan eski resim allah korusun tanimaz da atarlar ulkeden bu sac yuzunden dert almayim basima.

Aynen soyle. Ay lav ya Tilda.


Ocak ayinda bir Istanbul yapacagim. Zaten suprizi kalmadi. Soyliim artik. Gider gitmez Lahmacun Ayran soylucem. Normalde bu ay Israil/Tel Aviv'e is icin gidecektim ama ortalik karisti, iptal oldu. Bu kis hic bisi yapamadim, ise odaklandigim icin pek motivasyonum yoktu. Bi trene atlayip etrafi gezemedim. Pazar gunleri Berghain'da az takilip yakin yerlere tatile gidicem, soz. 

Gecen hava asiri soguk olunca biz de Pazar gunu Neues Museum'a gittik. Ben 2 senedir gitmemistim. Yeni sergiler vardi. Oldukca keyifliydi icerisi ama nedensiz bir soguk vardi binada, cok usudum. Acikinca kosa kosa Mitte'deki Japon Hamburgecisine gittik. Japonlarin hamburger yaptigindan haberim bile yoktu ama mekani Evirgen sayesinde kesfettim. Limon otlu hamburgerini mutlaka deneyin. Shiso Burger, Auguststraße 29'da. Pazar gunleri de acik!


AliExpress'ten minik sticker'lar aldim bu aralar eski sevgilisine donen biri gibi AliExpress'e tekrar dondum. Bir kac ilginc kiyafet aldim. Bir bel cantasi aldim ki 6 Euro verdim binpisman oldum. Bu siteden aldigim en cirkin sey diye yorum biraktim. Aklima gelmeyen irili ufakli alisverislere 100 lira harcamisim. Cok pismanim alin beni buradan.


SheIn diye sacma bir butik var, AliExpress'te de dukkanlari var bunlarin. Ancak kendisi pahali satarken Ali'de daha uygun. Oradan bakip oraya siparis veriyorum gibi bisi. SheIn'den bir de platform bot aldim, eglencesine. Ilginc seyler satiliyorlar, surada kendisi.  

Sonradan gelen edit: 2 canta almistim. Digerini yazmadim. Ikisinden de sikayet ettim ama en cok bundan;



Gelecek hafta kisa bir yil degerleme yazisi yazacagim, geleneksel, her sene yaptigim gibi. Noel donusu tekrar gorusecegiz, O surede kendinize iyi bakin, kus uyumayin ve kahve icin! Hoscakalin.